İçeriğe geç

Kaptanın Destanı (Şiir)

Bu şiir Okyanuslar ve Kaptanlar isimli öykünün şiir versiyonudur. Aynı duyguyu benzer imgelerle işleyen iki farklı tür olması anlamında ilginç olabilir. Şiir, 2011 yılında yazıldı, öykü ise 2020 yılında kaleme alındı. Ayrıca bu şiir “Okyanus İzleri” isimli bir şiir dosyasının parçasıdır.

Kaptanın Destanı
I.
kaptan onca karanlık rotadan
tortusu ruhunda birikmiş fırtınalı yıllardan
ve galibi olduğu kanlı savaşlardan sonra
umarsızca sana yakınlaşıp
gelip demir atarsa limanına
ona asla aldanma
gözyaşlarına sakın kanma

yorgun gemisinde renkli havai fişekler
tayfası önce keyifli ve sevecen
ve ellerinde hazineler, billur inciler
sarhoş palyaçoları şen, hazır eğlenceye
seni güvertede bir şenliktir bekler
ona asla inanma
o maskeli baloda çok uzun durma

çünkü o gümüş dolunayı birden kovalar kara bulutlar
limanında uyuyan usul deniz kararır, lanetlenir birden
sonra dalgaları büyüttükçe büyütür kabaran öfkeli ruhlar
yankısız bir inilti içini yaralar derinden
sonra sen tam kaçacakken
geminin çapası oturur karnına
ve kaptan
ve hayaletleri
ve sen limandan çaresiz ayrılırken
içlerinden biri yanaşır ve bir şarkı fısıldar kulağına:

“neden limanını ona hemen açtın
bak sen de artık tayfalardan birisin
ne diye sanki ona yok yere inandın
artık bu gemide sadece bir gölgesin”

bu şarkıyı sana fısıldayan gri bir kız
saçı teni sarı, gözleri apak bir yıldız
kendi elleri kendi kollarında kelepçe
susar ve senin yüzüne bakar öylece

gemi herkese tuzak,
gemini tutan kaptan herkese ırak
tayfalardan biri durmadan nerede olduğunu unutur
bir diğer garip sürekli bulur kaybettiği yüreğini
ve çığlıklar atar görünce kaptanın kara siluetini
en geride alevden yelkenleri çeken tayfa ise mağrur
ama ağlar, ağlar bedeni hep ıslak gözleri yağmur
sonra kordan yelkenler rüzgârla doldukça alevlenir
sonra kaptan çevirir dümenini yine aynı rotaya
içinde bir umudun kadavrası, ona sinsice seslenir
ve ağlayarak dokunur kalbinden arta kalan boşluğa
kaptan cehennemden kaçan!
kaptan yüce, heybetli
gel gör ki o da kendi gemisinde gölge
senin gibi lanetli!
kalbi bir başka gemide bir başka kaptana köle
kaptırınca masumiyetini bir sinsi gülücüğe
düşer yollara
arar kalbini biçare

Böyledir kaptanların ve limanların hikâyesi
hayaletler güvertelerde
ve gölgeler yaşamda olduğu sürece
biter ne kaptanın ne kölelerin çilesi
unutma her köle bir başka geminin kaptanı
her kaptan bir başka gemide köle
sürer şeytanın döngüsü
her umut yeni bir ölüme gebe

Âdem ne zaman ki elmayı ısırdı
Kabil’in baltası çoktan hazırlandı
Tanrı’nın terk ettiği bu dünyada
melekler ve şeytanlar top oynardı

II.
kaptan uzakları arıyordu
o hiç görünmeyen ufkun ilerisini
kaptan anlamı arıyordu
şu hiç bitmeyen fırtınanın sebebini
alın çizgilerinde rotası derin ve yorgun
kaptan kendini arıyordu
sevginin sıcağında yaşayan kendini

sonra sessizce fısıldarken gözlerini kapadı
dümeni dalgalara bıraktı, rüzgârlar kabardı
kaptan biliyordu ki ne dalgalar ne rüzgârlar
ne de ötede ağlaşan tayfalar rotadan haberdardı

sonra kabardı denize inmiş güneş gibi yanan yelkenler
azgın dalgalarda gemi parçalarını saçarak ilerliyordu
korku sırnaşık bir sarhoş, biçare bağıranlar ve delirenler
bir tek sen
sen sessiz
sen vakur
kaptan senin gözlerine bakıyordu ki
son darbesini indiriverdi hırçın deniz
kaptan biliyordu ki

                   “korkup kaçsan da sen belirlersin koşacağın yönü
                     kaçıp saklansan da sen belirlersin döneceğin yeri
ne yaşam ne ölüm gerçek, aslolan aşk
aşk ben de ölümümle anlam bulacak”

gemiye dikenli kollarıyla sarılırken dalgalar
kaptan gözlerini kapatmış derinlere sürüklenirken
tüm tayfa ve diğer köleler,
baharda havada uçan kelebekler gibi dönüyorlar
yuvalarına
yüreklerine
yaşamlarına
her biri, gözünü açtığında kendi bedeninde
kendi bedeninde sıcak kalpleri atıyor
anılarına, umutlarına, varlıklarına sarılıyorlar

III.

sen limandasın
bir tek sen
sen sessiz
sen vakur
rıhtımda uzakları izliyorsun, ayaktasın
saçlarınla oynuyor akşam meltemleri
burnunda denizin kokusu
kolların hafif üşümüş
başında martı sesleri, hayattasın

kıyıdan dönüp yürürken geride bırak hepsini
korkmayı, solup kurumayı ve yalnız gecelerini
sonra özlemeyi, kaybolmayı ve kaybetmeyi
bırak kaptanda ve gemide kalsın derin acılar
yine de kıyıdan dönüp yürürken hatırla
kaptanın gördüğü son gün ışığı, gözlerindi
ufuk çizgisinde narin
ışıldayan gözlerin,
unutma

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: